Fatih Sultan Mehmet Rolünden Kovulmuştu: Ünlü Oyuncu Yıllardır Süren Hukuk Savaşını Kazandı

Bir dönem Türkiye tarihinin en .çok izlenen filmleri arasında yer alan 2012 yapımı Fetih 1453 filminde canlandırdığı Fatih Sultan Mehmet ile beğeni toplayan oyuncu Devrim Evin, filmin yapımcısı Med Yapım ile “Fetihten Sonra” projesi için anlaşmaya varmıştı.

Show TV’de yayınlanması planlanan proje için 7 Haziran 2012 tarihinde Med Yapım ile proje imzalayan Evin’in sözleşmesi kısa süre sonra feshedildi.

12 YIL SONRA KARAR VERİLDİ

Sözleşmesinin feshedilmesinin ardından konuyu İstanbul Fıkri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne taşıyan ünlü oyuncu, hukuk savaşını 11 yıl aradan sonra kazanabildi.Davalı Med Yapım aleyhinde icra takibine itiraz edilince, müvekkil de itirazın iptali istemiyle dava açtı. Devrim Evin dava konusu hakkında, Devlet Tiyatroları’ndan izin alındığını, dizi için at binme kursları ve spor salonlarına gittiğini ve 6 aydır sakalını kesmediğini öne sürdü.

Med Yapım şirketi avukatının açıklamalarına göre, proje yayınlanacak kanal tarafından iptal edildi. 27 Aralık 2012 tarihinde icra takibi yapılmasıyla dava 2013 yılında açıldı. Avukatın açıklamalarına göre, 2014 tarihinde karar verilse de Yargıtay cezai şartla inceleme yapmadan kararı bozmuş ve davayı reddetmiş. Dava sonucunda Devrim Evin’e toplamda 328 bin 194 TL tazminat ödenmesine karar verildi. Fakat dava bitmeyerek yüksek yargıya taşındı. 11 yılın ardından kesinleşen dava sonucunda yasal faizle beraber yüzbinlerce lira aldığı tahmin ediliyor.

DAVADA KESİN KARAR AÇIKLANDI

Dava detayları hakkında Devrim Evin her şeyi açıkladı. Aslında davayı 2014 tarihinde kazandığını söyleyen Devrim Evin, Yargıtay sürecinin olabilmesi için ödemelerin tamamlanmış olması gerektiğini belirtti. Karşı taraftan uzlaşma talep edildiğini söyleyerek, karşı tarafın hakkında konuşmaya devam ettiğini vurguladı.

​​​​​​​Uzlaşmada büyük bir rakam olduğunu söyleyen Evin, elinin tersiyle ittiğini ve yüksek yargıya taşıdığını ifade etti. Tam 11 yıl boyunca süren hukuk mücadelesinin 2023 Ekim ayında kesinleştiğini ifade ederek, “11 yıl boyunca süren bir yargı sürecini bekledim. Yüksek yargı süreciyle beraber aslında benim neyin hukuk mücadelesini verdiğim ve yüksek ceza şart davasının enden açıldığı ortaya çıkmış oldu. Hiç bir şey yapmama rağmen birilerinin biz istersek şunu yaparız, istersek yaparız, istersek alırız gibi durumlar gün yüzüne çıktı. Öyle olmadığını ve olamayacağını kanıtlar niteliğinde oldu bu dava.” ifadelerini kullandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx